Marble Surface
  • 87GS

BİZ GALATASARLI MIZYIZ, HALA? ÖYLE İSE BUNDAN EMİN MİYİZ?

Bizim kulübü her zaman başa oynatanın FARKLI YAPIMIZ olduğunu savunagelmişizdir. Başka takımlarda feda kültürü, ayrı cumhuriyet kültürü varken; bizde kravatlı kültürü vardır hep. Yani okumuş yazmış; farklı alanlarda üst düzey olmuş insanların karar mekanizmalarında çoğunlukta olduğu bir kurum... Saygı, bilgiye değer, büyüğe itibar...

Sonuçta BİZ...


Hep söylenir ya “14 yıl şampiyonluk bekledik” diye...

Benden yaşça büyük “İyi Beşiktaşlı” bir tanıdığım bana uzun yıllar önce buna yakın sözler etmişti. Galatasaray tribünlerin ancak çeyreğini doldururdu. Ancak çoğu iyi giyimli bürokrat tipli adamlardan oluşurdu” diye...

Burada aslında vurgulanan yüksek tahsil değil...Kıyafet de değil. Bir davranış birlikteliği ve ruh halinin tarifi...

Kendi tecrübemde 2000’lere kadar bu karakterden üremiş tribün seyircisine şahit oldum (Ben, Galatasaray bağlamında tribün seyircisi değilim, öyle bir imkanım hiç olmadı). Ama önce 87 Döneminin , sonra 93 ve sonra da 2000 döneminin başarıları yeni nesli Galatasaray’a doğru akıttı. Başarı herkesi orantısız olarak Galatasaraylı yaptı. Eski nesil yaşlandı, yeni nesle aktarım yeterince olamadı. Metinler, Suatlar, Gökmenler, Yasinler, Fatihler, Raşitler unutuldu... Hatırlayanlar bile HİS olarak değil de “Sağ ayağı şöyleydi, Şurası eksikti...” tarzı reyting programcıları gibi anmaya başladılar. HİS azaldı, renkler soldu.


Kısacası bizi biz yapan özellikler silinip, herkesi herkes yapan klişeler bize de musallat oldu. Diğer takımların göz göre göre düştükleri hatalara düşer olduk. Ağzı bozuk, maganda tarzı on binlerimiz oldu. Ağzı güzel laf yapan, iyi giyimli başarı aşıklarımız oldu. Sadece diğer takım taraftarlarına nispet için spor takip eden ergenlerimi oldu...

HİS kayboldu, sıradanlık hakim oldu...

Anılar gitti, istatistiksel başarılar geldi yerine...

Metin gitti, Cüneyt gitti lejyonerler girdi takıma. Şimdi biz bu lejyonerleri benimsemekte zorlanıyoruz. Başarı getirdikleri sürece paraları helal olsun, olmadı mı? O zaman def olsun...ÇÖP.

Onların da bize bakışı bu... “İki kere aksayıp oynayamasam sallar atarlar beni” fikri kafalarında...Yalan da değil. Bu duygular karşılıklı olarak aidiyete götürmez...


Eskiden 10 sene oynayan iyi kötü topçularımız vardı. Onların Yabancı takımdan 5 yerken 1 gol atmaları, lejyonerlerin yabancı takıma 5 atışından daha iyi gelirdi bize..

Hani Fener Eurolig’i aldı ya... Fenerli bile bir şey anlamadı HİS olarak. Parayı veriyorsun, adamlar sana kupa alıp getiriyorlar. Takım, ruh, göyaşı arama... Ama Efes’in Koraç Kupası öyle mi...Volkan Aydın, Ufuk Sarıca, Tamer Oyguç.... Orada bile Aile hissi var...

Lafın özü şu:

Biz de diğerleri gibi olduk. Farkımız kalmadı. Sıradanız. Renklerle ayrılabilen tribünleriz...

Haksızlık etmeyelim. Hala gören göz farkı bilir ama...

O da bitecek az kaldı.

Saygılarımla,



36 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör
Prekazi Sultan Ahmet.png